Hava kargo taşımacılığı, küresel tedarik zincirinin en hızlı halkası olmasına rağmen, operasyonel maliyetlerin ve risklerin en yüksek olduğu alandır. Bir havayolu taşıyıcısı (Carrier) veya taşıma işleri organizatörü (Freight Forwarder) olarak, teslim aldığınız her yük ve posta gönderisi için düzenlediğiniz "Hava Konşimentosu" (Air Waybill - AWB) ile birlikte yasal sorumluluğunuz başlar. Yük ve Posta Sorumluluk Sigortası (Cargo & Mail Legal Liability), operasyonunuz sırasında kargoların kaybolması, hasar görmesi veya gecikmesi durumunda; gönderici, alıcı veya diğer üçüncü şahıslara karşı doğacak tazminat yükümlülüklerinizi karşılayan temel bir güvencedir. Artan e-ticaret hacmi ve sıkılaşan havacılık regülasyonları, bu sigortayı sadece bir tercih değil, uluslararası lojistik ticaretinin devamlılığı için zorunlu bir finansal kalkan haline getirmiştir.
Montreal Konvansiyonu ve SDR Bazlı Tazminat Hesaplaması
Hava kargo taşımacılığında sorumluluk sınırları, yerel ticaret kanunlarından ziyade uluslararası bağlayıcılığı olan Montreal Konvansiyonu (1999) ve Varşova Konvansiyonu gibi protokollerle çizilmiştir. Bu sözleşmeler, taşıyıcının sorumluluğunu taşınan malın ticari fatura değeri üzerinden değil, brüt ağırlığı üzerinden sınırlar. Bu sisteme göre tazminat, SDR (Special Drawing Rights - Özel Çekme Hakkı) adı verilen ve IMF tarafından belirlenen bir para birimi sepeti üzerinden hesaplanır. Güncel uygulamada, kargonun kaybolması veya hasar görmesi durumunda taşıyıcı, hasarın gerçek piyasa bedelini değil, konvansiyonun belirlediği "kilo başına SDR" tutarını (örneğin 22 SDR/kg) ödemekle yükümlüdür. Sigorta poliçeniz, bu SDR kurundaki günlük dalgalanmaları ve limitleri otomatik olarak kapsayacak şekilde düzenlenir, böylece yasal yükümlülükleriniz karşısında eksik sigorta riski taşımazsınız.
"Ağır İhmal" Durumu ve Sorumluluk Sınırlarının Aşılması
Taşıyıcılar için en büyük risk, standart SDR limitlerinin aşıldığı durumlardır. Eğer kargonun hasar görmesinde veya kaybolmasında taşıyıcının, pilotun veya yer hizmetleri personelinin "Kastı" ya da "Ağır İhmali" (Gross Negligence) olduğu mahkemece ispatlanırsa, Montreal Konvansiyonu'nun sağladığı sınırlı sorumluluk kalkanı (kilo başına limit) ortadan kalkar. Bu durumda taşıyıcı, kargonun gerçek ticari değerini, ne kadar yüksek olursa olsun ödemek zorunda kalabilir. Özellikle değerli kargo (VAL), sanat eseri veya ilaç taşımacılığında bu tutarlar milyonlarca doları bulabilir. Kapsamlı bir Yük ve Posta Sorumluluk Sigortası, sadece standart limitleri değil, "ağır ihmal" iddiaları sonucunda doğabilecek sınırsız tazminat risklerini ve bu süreçteki yüksek hukuki savunma masraflarını da teminat altına almalıdır.
Yük Sorumluluk Sigortası ile "Emtia Nakliyat" Sigortası Arasındaki Fark
Sektörde en sık karıştırılan iki kavram; taşıyıcının Sorumluluk Sigortası (Liability) ile mal sahibinin yaptırdığı Emtia Nakliyat Sigortasıdır (All Risk Cargo Insurance). Yük ve Posta Sorumluluk Sigortası, sadece taşıyıcının kusurlu olduğu ve yasal olarak sorumlu tutulduğu durumlarda (örneğin uçak kazası, forklift hatası vb.) devreye girer. Ancak, malın doğası gereği bozulması, yetersiz ambalajlama veya mücbir sebeplerden (savaş, doğal afet vb.) kaynaklanan hasarlarda taşıyıcının bir kusuru yoksa, sorumluluk sigortası ödeme yapmaz. Bu nedenle, lojistik firmaları müşterilerine her zaman kendi malları için "All Risk" sigorta yaptırmalarını önermelidir. Taşıyıcı olarak sizin yaptırdığınız bu poliçe, malın bedelini değil, sizin "yasal borcunuzu" ödeyen bir mesleki sorumluluk ürünüdür.
Hava Konşimentosu (AWB) ve Posta İdareleri (UPU) İlişkileri
Taşıyıcının sorumluluğu, kargonun teslim alındığı andan alıcıya teslim edildiği ana kadar geçen tüm süreci kapsar. Bu süreçte düzenlenen Air Waybill (AWB), taşıma sözleşmesinin yasal kanıtıdır ve sigorta kapsamı bu belge üzerindeki şartlara göre belirlenir. Ancak posta taşımacılığında durum farklıdır. Uluslararası posta gönderileri (mektup, e-ticaret paketleri) için sorumluluk sınırları, Dünya Posta Birliği (UPU) kurallarına göre belirlenir. Bir havayolu şirketi olarak ulusal Posta İdarelerine (Örn: PTT, USPS, Deutsche Post) karşı sorumluluğunuz, ticari kargodan farklı limitlere ve prosedürlere tabidir. Güçlü bir sigorta poliçesi, hem Genel Kargo (General Cargo) hem de Uluslararası Posta (Mail) taşımacılığından doğan bu iki farklı sorumluluk rejimini tek bir çatı altında yönetebilmelidir.
Gecikme (Delay) Zararları ve Dolaylı Tazminatlar
Modern lojistikte zaman, en az kargonun kendisi kadar değerlidir. Bir kargonun kaybolması kadar, yanlış yere gönderilmesi (misrouting) veya uçağı kaçırması sonucu gecikmesi de ciddi tazminat taleplerine yol açabilir. Özellikle "Just-in-Time" üretim yapan fabrikaların yedek parçaları veya fuar malzemeleri geciktiğinde, alıcılar sadece navlun iadesini değil, üretim durması veya pazar kaybı gibi "Dolaylı Zararları" (Consequential Loss) da talep edebilirler. Montreal Konvansiyonu gecikme zararları için de belirli limitler öngörür. Yük ve Posta Sorumluluk Sigortası, operasyonel aksaklıklardan kaynaklanan gecikmeler nedeniyle ödemek zorunda kalacağınız yasal tazminatları karşılayarak, rekabetçi lojistik pazarında işletmenizin itibarını korur.