Havacılık endüstrisi, küresel jeopolitik dengelerden en hızlı etkilenen sektörlerin başında gelir. Birçok uçak sahibi ve işletmecisi, yaptırdıkları standart "Gövde (Hull All Risks)" sigortasının her türlü riski kapsadığını varsayar. Ancak, uluslararası sigortacılık standartlarına göre düzenlenen gövde poliçelerinde, savaş ve terör riskleri "Genel İstisnalar" (General Exclusions) maddesiyle kapsam dışı bırakılır. Yani, uçağınız teknik bir arıza nedeniyle düşerse standart sigorta ödeme yapar; ancak bir terör saldırısı, sabotaj veya savaş durumu nedeniyle zarar görürse, standart poliçe devreye girmez. İşte bu noktada Hava Taşıtları Savaş ve Terörizm Sigortası (Hull War & Allied Perils), standart poliçenin bıraktığı bu büyük boşluğu dolduran hayati bir güvence olarak devreye girer. Bu sigorta, sadece devletler arası resmi bir savaş durumunu değil; günümüz dünyasının karmaşık tehditleri olan asimetrik savaş, siber terörizm ve sivil kargaşaları da kapsayan geniş bir şemsiyedir.
Sabotaj, Kötü Niyetli Hareketler ve İç Karışıklıklar
"Savaş Sigortası" dendiğinde akla ilk gelen füzeler veya hava çatışmaları olsa da, bu poliçenin en sık devreye girdiği alanlar aslında yer riskleridir. Örneğin, havaalanında çalışan memnuniyetsiz bir personelin uçağa kasten zarar vermesi (sabotaj), grev yapan işçilerin hangarı işgal edip uçaklara zarar vermesi veya politik bir protesto sırasında havaalanının basılması gibi olaylar, teknik olarak "Kötü Niyetli Hareketler" (Malicious Acts) kapsamında değerlendirilir ve bu sigorta tarafından karşılanır. Ayrıca, bir ülkede çıkan iç savaş, ayaklanma, isyan veya halk hareketleri (Riots, Strikes, Civil Commotion) nedeniyle hava aracının zarar görmesi, hatta yağmalanması gibi durumlar da poliçenin ana teminatları arasındadır. Dolayısıyla bu ürün, sadece savaş bölgelerine uçanlar için değil, politik istikrarın dalgalı olduğu her coğrafyada operasyon yapanlar için bir zorunluluktur.
Hava Korsanlığı (Hijacking) ve El Koyma (Confiscation) Riski
Bu sigortanın en dikkat çekici ve kritik teminatlarından biri de "Hava Korsanlığı" yani uçak kaçırma riskidir. Uçağın teröristler veya siyasi amaç güden kişilerce kaçırılması, rehin alınması ve bu süreçte uçağın zarar görmesi (veya kurtarma operasyonu sırasında hasar alması) Savaş ve Terör Sigortası kapsamındadır. Daha da önemlisi, uluslararası uçuşlarda karşılaşılan "El Koyma" (Confiscation, Nationalization, Seizure) riski de burada yönetilir. Gittiğiniz bir ülkenin hükümetinin veya yerel otoritesinin, haksız yere uçağınıza el koyması, alıkoyması veya kamulaştırması durumunda; finansal yatırımınızı koruyan yegane mekanizma bu poliçedir. Özellikle leasing ile alınmış uçaklarda, finans kuruluşları (bankalar), varlıklarını yabancı hükümetlerin keyfi uygulamalarına karşı korumak için bu teminatı şart koşarlar.
Coğrafi Sınırlar ve "Excluded Territories" Kavramı
Savaş ve Terör Sigortası, standart sigortalar gibi sabit bir yapıda değildir; dünyanın politik nabzına göre yaşayan dinamik bir üründür. Sigorta piyasası, riskin çok yüksek olduğu bazı ülkeleri veya bölgeleri "Excluded Territories" (Hariç Tutulan Bölgeler) listesine alır. Eğer uçağınızın bu listedeki bir ülkeye (örneğin aktif çatışma olan bir bölgeye) uçması gerekiyorsa, sigortacınıza önceden bildirimde bulunmanız gerekir. Bu durumda, genellikle "Held Covered" prensibiyle, o uçuşa özel ek bir prim karşılığında teminat sağlanır. Bu mekanizma, işletmecilere esneklik kazandırır; hem yıllık poliçenizle genel riskleri yönetirsiniz hem de operasyonel ihtiyacınıza göre riskli bölgelere güvenle uçuş gerçekleştirebilirsiniz.
Neden Standart Poliçeden Ayrı Düzenlenir?
Savaş risklerinin doğası, kaza risklerinden çok farklıdır. Bir kaza genellikle tek bir uçağı etkilerken, bir savaş veya terör olayı aynı anda yüzlerce uçağı etkileyebilir (kümülatif risk). Bu nedenle reasürans piyasaları bu riski ayrı yönetir. Bu ayrımın en belirgin özelliği "İptal İhbar Süresi"dir. Standart poliçeler genellikle 30 gün önceden haber verilerek iptal edilebilirken, Savaş ve Terör poliçelerinde bu süre genellikle 7 gün (bazen 48 saat) ile sınırlıdır. Büyük bir savaşın patlak vermesi durumunda sigortacılar şartları yeniden değerlendirmek için bu kısa süreli iptal/revizyon hakkını saklı tutar. Bu teknik detay, poliçenin profesyonel bir acente tarafından yönetilmesinin ne kadar önemli olduğunu gösterir; zira dünya gündemini takip edip teminat boşluğu oluşmadan süreci yönetmek uzmanlık gerektirir.