Havalimanları, milyonlarca yolcunun güvenliğinin sağlandığı, binlerce personelin çalıştığı ve milyarlarca dolar değerindeki hava araçlarının (uçakların) sürekli hareket halinde olduğu, dünyanın en karmaşık ve en yüksek riskli operasyonel alanlarıdır. Bir terminal binasında yürüyen merdivenin arızalanmasından, apronda park halindeki bir uçağa yer hizmetleri aracının çarpmasına; bagajların kaybolmasından, pistteki yabancı bir cismin (FOD) uçak motoruna zarar vermesine kadar, işletmecinin sorumluluk alanı devasa boyutlardadır. İşte Havalimanı İşleticisi Sorumluluk Sigortası (Airport Operator’s Liability), bu devasa ekosistemi yöneten işletmelerin, üçüncü şahıslara ve hava araçlarına verebilecekleri zararlardan doğan hukuki ve finansal yükümlülüklerini karşılayan, havacılık sektörünün vazgeçilmez güvencesidir.
Havalimanı Sorumluluk Sigortası Nedir ve Kimleri Kapsar?
Bu sigorta, tek bir poliçe altında havalimanının farklı risk bölgelerini ve faaliyetlerini güvence altına alan bir "şemsiye" poliçedir. Yer Hizmetleri (Ground Handling) Şirketleri için (taşeronlar dâhil) bu sigorta, SHY-22 madde 19/1-(l) gereği yasal bir zorunluluktur. Hangar ve Bakım Merkezleri (MRO), Akaryakıt İkmal Şirketleri ve Kargo Terminali İşleticileri için ise zorunluluk düzeyi verdikleri hizmetin niteliğine göre değişebilir; bu paydaşlar için sigorta genellikle havalimanı işletmecisiyle yapılan işletme sözleşmeleri ve sektör pratiği gereği yaygın olarak talep edilir. Ortak nokta şudur: bu paydaşların her biri, faaliyetleri sırasında uçaklara veya üçüncü şahıslara zarar verme potansiyeli taşır. Uluslararası havacılık otoriteleri ve havayolu şirketleri de havalimanlarıyla çalışmak için bu sigortanın varlığını şart koşarlar.
Mevzuat Çerçevesi 2016'da Değişti: Kimin Sigorta Yaptırması Gerekiyor?
Bu sigortanın hukuki çerçevesi 2016 yılında önemli bir değişikliğe uğramıştır. Daha önce yürürlükte olan "Hava Alanı Yapım, İşletim ve Sertifikalandırma Yönetmeliği" (Resmî Gazete 14.05.2002, sayı 24755), A Grubu sertifikaya sahip havalimanı işletmecileri için üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortasını doğrudan zorunlu kılıyor, B ve C Grubu sertifika sahipleri için ise ihtiyari bırakıyordu.
Bu yönetmelik, 27.10.2016 tarihli ve 29870 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Havaalanı Sertifikasyon ve İşletim Yönetmeliği" (SHY-14A) ile yürürlükten kaldırılmıştır. Güncel SHY-14A, eski A/B/C Grubu sertifika sınıflandırmasını ve buna bağlı sigorta zorunluluğunu içermemekte; bunun yerine "havaalanı sertifikası" ve "özel statülü havaalanı" ayrımını esas almaktadır.
Bugün somut ve doğrudan yasal zorunluluk, Havalimanları/Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği'nin (SHY-22) 19/1-(l) maddesinde düzenlenmiştir ve PAT sahalarında faaliyet gösteren yer hizmetleri kuruluşlarına (taşeronlar dâhil) yöneliktir. Havalimanı işletmecisinin kendi sorumluluk sigortası ise bu haliyle genel bir mevzuat zorunluluğu olarak ayrıca düzenlenmemiştir; ancak apron ve pist gibi alanlarda gerçekleşebilecek zararların büyüklüğü, işletme sözleşmeleri, kredi/finansman koşulları ve uluslararası havacılık uygulaması nedeniyle bu sigorta fiilen vazgeçilmez kabul edilir ve sektörde yaygın biçimde yaptırılır.
En Kritik Risk Alanı: Hava Aracı (Airside) ve Apron Sorumluluğu
Havalimanı işletmeciliğinin en yüksek riskli bölgesi, şüphesiz hava tarafıdır (Airside). Apron, pist ve taksi yollarında; yer hizmetleri araçlarının (push-back, bagaj aracı, yakıt tankeri), körüklerin veya diğer ekipmanların, hareketli veya park halindeki uçaklara vereceği fiziksel hasarlar, poliçenin en önemli teminatıdır. Milyonlarca dolarlık bir uçağın gövdesinde oluşacak küçük bir çizik veya ezilme bile, onarım maliyetinin ötesinde, uçağın seferden çekilmesine ve havayolu şirketinin "Kullanım Mahrumiyeti" (Loss of Use) taleplerine yol açabilir. Bu poliçe, hem uçağın onarım masraflarını hem de bu süreçte oluşabilecek dolaylı zararları teminat altına alır.
Bu poliçe, apron ve pist üzerinde meydana gelebilecek hasarlarda işletmenin kendi sorumluluğunu karşılar; buna karşılık, bizzat hava aracının kendi işleteninin üçüncü şahıslara vereceği zararlar farklı bir sigortanın, Hava Taşıtları Üçüncü Kişilere Karşı Sorumluluk Sigortası'nın konusudur. Benzer şekilde, havalimanı çevresinde artan İHA (drone) trafiğinin yol açabileceği riskler de ayrı bir sigortanın, Drone (İHA) Sorumluluk Sigortası'nın kapsamındadır.
Terminal (Landside) ve Hangar (Hangarkeepers) Güvencesi
Sigorta, sadece uçakları değil, yolcuları ve tesisleri de korur. Tesis Sorumluluğu (Premises Liability), terminal binaları, otoparklar ve bekleme salonlarında; yolcuların veya ziyaretçilerin işletme kusuru (kaygan zemin, asansör kazası vb.) nedeniyle uğrayacağı bedeni ve maddi zararları kapsar. Ayrıca, bakım veya parklama amacıyla işletmenize emanet edilen uçaklar için Hangar Sorumluluğu (Hangarkeepers Liability) devreye girer. Hangardaki bir uçağın yangın, hırsızlık veya taşıma sırasında hasar görmesi durumunda, işletmenin "emanetçi" olarak sorumluluğu poliçe tarafından karşılanır.
Savaş, Terör ve Çevresel Riskler İçin Ekstra Koruma
Havalimanları, stratejik önemleri nedeniyle terör ve savaş risklerine de açıktır. Standart sorumluluk poliçeleri genellikle bu riskleri istisna tutar. Ancak, havalimanı işleticileri için bu risklerin teminat altına alınması zorunludur. Poliçeye eklenecek "Genişletilmiş Savaş ve Terör Sorumluluk" (AVN 52) klozu ile; terör eylemleri, sabotaj, uçak kaçırma girişimi veya halk hareketleri sonucu işleticinin üçüncü şahıslara karşı sorumlu tutulabileceği zararlar güvence altına alınır. Ayrıca, yakıt ikmali sırasında dökülen jet yakıtının neden olabileceği ani ve kazaen çevre kirliliği zararları da poliçenin önemli bir parçasıdır. Oğul Sigorta, uluslararası havacılık kurallarına (ICAO, IATA) tam uyumlu ve küresel reasürans piyasalarıyla desteklenen doğru bir poliçe oluşturmanızda size rehberlik eder.